**** MÜCAHİDLERİ BÖYLE GÖRMEDİNİZ Video **** SİZLERE KONUŞUYOR Video **** MÜSLÜMANLARIN YARALARINI SARALIM Video **** GECELER İŞGALCİLERİ KORKUTUYOR Video **** ŞEHİDLERİMİZLE DAHA DA YÜKSELECEĞİZ. **** DİŞNİ-VEDENO DA TABLETKA İMHA EDİLDİ **** DAĞISTAN DA İŞGALCİLERE DARBE **** İNGUŞETYA ÇEÇENİSTAN DAN FARKSIZ **** SERJENYURT ORMANLARI İŞGALCİLERE KAPALI ****
         ANA SAYFA

ZİYARETÇİ DEFTERİ

İLETİŞİM  
29-08-2008   
New Page 1

BAŞLIKLAR

PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED (sav)

EFSANE LİDER

HAFTANIN YAZISI

MÜCAHİT LİDERLER

 
***
İman edenler ve hicret edip Allah yolunda cihad edenler var ya, işte bunlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah, gafûr ve Rahîmdir
.
(Bakara; 218)
 
***
Müminlerden -özür sahibi olanlar dışında- oturanlarla malları ve canlarıyle Allah yolunda cihad edenler bir olmaz. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine de güzellik (cennet) vadetmiştir; ama mücahidleri, oturanlardan çok büyük bir ecirle üstün kılmıştır.
(Nisa; 95-96)

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

 

"Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik. Sen de Rabbine namaz kıl ve kurban kes; asıl sonu kesik olan şüphesiz sana hınç besleyendir." (Kevser Suresi)

 

İslam dininin bir an önce sönüp gitmesini arzulayan İslam düşmanları, Allah Resulünün İbrahim ismindeki erkek çocuğunun vefat ettiğini öğrenince sevinerek; “artık onun sonu kesilmiştir; dini de kendinden sonra yok olup gider” şeklinde boş bir hayale kapılmış ve hatta bu sevinçlerini Allah Resulüne duyurarak Peygamberimizin kederlenmesine yol açmışlardı.

 

Buna karşılık Yüce Allah, Kevser Suresi"ni indirerek, İslam dininin koruyucusu olacak pak neslin "Kevser" /hayrı kesir/ olan iki cihan kadınlarının efendisi Fatıma-yı Zehra'dan devam edeceğini Resulüne müjdeleyerek sonu kesik olanın Resulullah’ın değil kendilerinin olduğunu vurgulamış; bu büyük nimetin şükranesi olarak da Resulünden kendisine kulluk sunmasını istemiştir.

 

Bunun üzerine Allah Resulü geçmiş peygamberlerin soylarının erkek evlatlarından devam etmesine rağmen, Yüce Allah'ın, O'nun soyunun, baba-sının annesi olarak nitelediği kızı Fatıma'dan devam etmesini dilediğini açıklayarak, kendinden sonraki halifeleri ve ilahi temsilciler olan "On İki İmam"ın Fatıma'nın soyundan dünyaya geleceğini bildirerek, İslam düşmanlarının heveslerinin kursaklarında kalacağını müjdelemiştir.

 

Biz de bütün hayırların ve bereketlerin menşei olan bu kutlu ailenin çok hayır ve bereketlerine mazhar olma ümidiyle kadın ve aileye yönelik hazırlamaya çalıştığımız siteye isim olarak iki cihan kadınlarının yegâne efendisi O kutlu hanımefendinin mübarek "Zehra" ismini seçtik.

 

Amacımız, zirvesi bu kutlu ailenin şahsında somutlaşan imanlı bir aile yaşamı modelini esas alarak, elimizden geldiği kadar ilahi dinlerin, özellikle de İslam dininin kadın, çocuk ve aile için tanıdığı yer, mevki ve hakları irdeleyip açıklamaya çalışmaktır.

 

Bu açıdan insan hayatında kendine yer bulan ilahî dinlerden soyutlanmış dünya görüşü ve yaşam biçimlerini ele aldığımızda -istisnalar hariç- ne yazık ki hem kadın hem çocuk hem de aile açısından çok olumsuz bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz.

 

Kadın açısından bakıldığında hem geçmişin karanlık cahiliye devrinde, hem de “uygar toplum” diye dayatılan modern çağda kadına saygın bir insan olarak değil de, ya erkeklerin cinsel isteklerini doyurmaya yarayan ya da onların servet edinme hislerinde etkin rol oynayan bir cinsel köle veya bir meta gözüyle bakıldığı ortadadır.

 

Her şeyin maddiyatla ölçüldüğü ve bütün yaşamın maddi hazların giderilmesinden ibaret sayıldığı, her türlü insanı ve ahlaki değerden yoksun bir toplumda çocuk ve ailenin hiçbir yeri ve saygınlığı olamayacağı kuşkusuzdur.

 

Buna karşılık, insani yaşamda, nefsi isteklerin değil de, insanı insan kılan, diğer canlılardan yegâne ayrımcısı ve özelliği olan akli ve manevi yaşamının esas alınıp önemsenmesini emreden, ilahi dinlerde; özellikle de, diğer ilahi dinlerin maruz kaldığı tahrif belasından masun kalan İslam dininde, kadına, erkekle aynı cevherden yaratılan eş, çocuğa Allah'ın aileye bahşettiği korunup en güzel şekilde terbiye edilmesi icap eden en kutsal emanet ve nimet, aile kurumuna ise saygınlığı korunması gereken insanlık yaşamında oluşturulan en kutsal kurum olarak bakıldığını görmekteyiz.

 

İslam dini; "Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için, sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah katında en değerli olanınız, en çok sakınanızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır"  ve "Erkek veya kadın, mümin olarak kim iyi amel işlerse, mutlaka ona temiz bir hayat bahşederiz ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeliyle veririz"  buyurarak, değer ölçüsünün, erkeklik, dişilik veya ırk ve kabile olmadığını, değer ölçüsünün insanın insani boyutundan, yani onu hayvandan ayıran özelliği olan akıl ve manevi hislerinden kaynaklanan düşünce yapısı, insani vasfı ve eylemleri olduğunu ortaya koymuştur.

 

Buna karşılık; "Hava hevesini kendine ilah edineni gördün mü? Sen mi onun koruyucu olacaksın! Yoksa sen onların çoğunun duyduklarını yahut aklettiklerini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar gibidirler ve hatta daha şaşkındırlar"  ve "…İnkâr edenler ise hayvanlar gibi faydalanır ve yerler; yerleri ise ateştir" buyurarak, ister erkek ister kadın, yaşamlarını sırf süfli isteklerin tatminiyle sınırlayarak insani değerlerden uzaklaşanların ise, hiçbir değere sahip olmadıklarını, hatta onları hayvandan ayıran akıl cevherlerini körelttiklerinden hayvandan daha aşağı düştüklerini bildirmiştir.

 

Bizler bu sitede sahip olduğumuz imkânlar dâhilinde Kur'an-ı Kerim, Sünnet-i Resulullah (Allah'ın salât ve selamı ona ve Ehl-i Beyt'ine olsun) ve Allah Resulünün Kur'anla birlikte ümmetine kutsal emaneti olan Ehl-i Beyti'nden (Allah'ın selamı onların tamamına olsun) edindiğimiz İslamî değerler açısından kadının, çocuğun ve ailenin yer, konum ve haklarını irdeleme çabasının yanı sıra bu alanda lüzumlu görülen konulara da yer vermeye özen göstermeye çalışacağız.

 

Sitemizin Ehl-i Beyt mektebi perspektifini yansıtmaya çalışan ilk Türkçe site olması hasebiyle birçok eksik ve kusurlarımızın olacağı muhakkaktır. Bu yüzden değerli ziyaretçilerimizden beklentimiz, tespit ettikleri eksik ve kusurlarda hiç çekinmeden bizleri uyarmaları ve manevi desteklerini bizlerden esirgemeyerek sitemizin daha güzel, daha doğru, daha derin, daha geniş içerikli olmasında bize yardımcı olmalarıdır.

 

Rabbimiz! Yalnızca Sana sığınıyor, yalnızca Senden yardım diliyor ve yalnızca Sana boyun eğiyoruz.

 

Rabbimiz! Rahmetini Muhammed ve Âl-i Muhammed'e indir.

 

"Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Rabbimiz! Bize gücümüzün yetemeyeceği işleri de yükleme. Bizi affet. Bizi bağışla. Bize acı. Sensin bizim mevlamız. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."

 

Allah'ımız! Senin velin olan /efendimiz/ Hüccet bin Hasan (Salâtın O'na ve babalarına olsun)'u yeryüzünde egemen kılıp uzunca ondan yararlanmasını sağlayıncaya kadar bu anda ve bütün anlarda O'nun velisi, koruyucusu ve önderi ol. Bizi de O'nun yardımcılarından ve O’nun hedefi doğrultusunda O'nun arkasında şehit olanlardan eyle.

 

Rabbimiz! Tekrar rahmetini Muhammed ve Âl-i Muhammed'e indir.

 

En son sözümüz şu dur ki, bütün övgüler Âlemlerin Rabbi Allah'a aittir.

 

islamvehayat.com sitesi

 
 
 
New Page 1

YAZARLAR

AYET

HADİS

EN ÇOK YORUMLANAN

EN ÇOK OKUNANLAR
ARAMA
 

ŞEHADET KERVANI

FOTO GALERİ
 
 
Chechen informational Center يمك
 

© Chechen Information Center